Kurum kültürünün değeri bu günlerde daha iyi anlaşılıyor. Google gibi teknoloji devleri çalışanlarına benzersiz, bazen lüks avantajlar sunarken, küçük girişimler sınırsız tatil zamanı ve esnek çalışma saatleri gibi avantajlarla ofis kültürünün kurallarını değiştiriyor.

Ortak değerler dizisi ya da bir misyon ifadesi gibi basit kültürel bileşenler bile çalışanları tek ve tanımlanabilir bir amaç için bir arada olduklarına ikna edebilir.

Kültür, bir işin uzun vadeli başarısı için en önemli faktörlerden biri olarak gösterilir fakat bana göre genel iş modelinin ardından ikinci sıradadır. Peki kurum kültürünü bu kadar etkileyici bir olgu haline getiren şey ne? Hadi bunlara bir bakalım.

Kurum Misyonunu Benimsetmek

Bir kurum kültürünün ilk işi, kurumun genel hedefleri ile uyumlu net bir öncelik oluşturmaktır. Harika bir örnek olarak, Google’ın basit ve açık misyonu “Kötü Olma“dır. Bu, kurum genelinde geçerlidir, çünkü kurum mümkün olduğunca “iyi” olmaya çalışmaktadır. Aynı zamanda daha iyi olmak için çalışanların ellerinden geleni yapmaları beklenir.

Temel misyonu benimseyen çalışanlar, kurumun kimliği ve amacı doğrultusunda yoluna devam etmesine yardımcı olma ihtimalini artıracaktır. Güçlü bir amacı olan kurum, hedef kitlesine bu inancı yansıtabilir.

Çalışanlarınız kurum misyonunu benimsediklerinde kısa ve uzun vadeli hedeflere ulaşmakta daha kararlı ve daha uyumlu bir ekibe sahip olacaksınız.

Yeni Yetenekleri Çekmek

Her kurumun ayakta kalabilmesi için yeni yeteneklere ihtiyacı var ancak deneyimli ve istekli insanları çekmek köklü şirketler için bile zor olabilir. Sonuçta onlar da daha fazla iş ilanı yayınlayıp insan kaynakları uzmanı çalıştırarak para harcayabilirler. Ancak iyi kurulmuş bir kurum kültüründe (ve onunla birlikte hareket etme şansına sahipseniz) yetenekli insanlar sizi doğal olarak ararlar.

Yetenekli insanlar kişisel kimliğiyle iyi uyuşan bir ofis kültürü sayesinde maaştan daha fazlasını isteme eğilimindedir. Nerede çalışacakları konusunda seçicilerdir. İyi oluşturulmuş bir kurum kültürü sayesinde onları ekibinize dahil etmek oldukça kolay olacaktır.

Uzun Süre Çalışılabilecek Zemin Sunmak

Çalışan değiştirme oranı aşırıysa başarılı bir şirket kurmak zordur. Yeni adaylar bulmak, onları eğitmek ve onları işinize entegre etmek zaman alır, paraya mal olur ve genel motivasyonu düşürebilir. İnsanları her gün çalışmaya teşvik eden güçlü bir kurum kültürüyle onları kurumunuzda daha uzun süre tutabilirsiniz.

Nitekim çalışanların uzun süre çalışmaları ve kurum kültürü arasında kendine has bir ilişki vardır. Kültürünüz ne kadar güçlü ise, çalışanlarınızın işten ayrılması o kadar az olacaktır. Kurum kültürünüze mükemmel şekilde uyan insanlardan oluşan “çekirdek ekip” ile birlikte büyümek herkesi mutlu edecektir.

İlgili: Rekabetçi Değil İşbirlikçi Ajans Ortamına Nasıl İlham Verilir?

Tutkulu Çalışanlar Yaratmak

İnsanların gerçekten sevdiği bir kurum kültürü oluşturursanız, çalıştıkları ofisin evlerinin bir uzantısı olduğunu hissederler ve yaptıkları iş konusunda hem daha heyecanlı hem de daha tutkulu olduklarını gözlemlersiniz.

Daha tutkulu çalışanlar daha üretken, daha yenilikçi ve daha yaratıcı iş stratejileri demektir. Bir bakıma kurum kültürü, çalışanları yapabileceklerinin en iyisini yapacak kadar mutlu eden bir araçtır. Bu da şirketin sınırlarını zorlayıp yeni pazarlar, yeni hedef kitleler, yeni ürün veya hizmetler yaratabileceği anlamına gelir.

İlgili: Verimlilik Katili 6 Alışkanlık

Marka Kimliğini Farklılaştırmak

En önemlisi de iyi bir kurum kültürünün oluşturulması markanız için ayırt edici bir algıya sahip olmanızı sağlar. Örneğin, resmiyetten uzak bir iletişim modelini kurum içinde uyguladığınızda, müşteri hizmetleri temsilcileriniz müşterilerinizle daha samimi sohbet edebilirler. Bu da müşterilerinizde markanızın daha rahat ve daha cana yakın olduğu algısı yaratır. Hedef kitlenizle rakiplerinizden daha samimi iletişim kurmak sizi farklılaştırır. Bu nedenle kurum kültürünüz ne kadar güçlü olursa markanızın da o kadar güçlü olacağını unutmayın.

Özetle iyi oluşturulmuş bir kurum kültürü sayesinde insanları sadece fiziksel bir ortamda bir araya getirmenin ötesinde bir anlama sahip olursunuz. Bu sayede çalışanlar ne için çalıştıklarını, aidiyeti, misyonu ve ekip arkadaslarıyla belirli bir amaç için çaba sarfettiklerini hissedecektir.