Dön bir bak aynaya!

omg!medya neredeyse 6. yaşını tamamlıyor ve bu süreçte tüm iş birlikteliklerinden birçok şey deneyimledim. Farklı karakterlerdeki yöneticiler, farklı hedefleri olan markalar ve marka olmaya çalışan firmalar… Fakat bir tür marka ve o markaya ait yönetici tipi var ki hepsinden çok farklı. Günümüz bazı mesleklerin alışılagelmiş davranışlarını sergilerken, bir yandan da günlük hayatta var olan karakterleri canlandırıyor gibiler. Ben de bu duruma biraz olsun kendi deneyimlerimle ayna tutmak istedim. İyi okumalar!

Yap bir şeyler ayağımız alışsın! #manav

Bilmeyenler için başlangıçta küçük bir bilgilendirme yapmak isterim. Bir hizmet listesinin ve onların içeriklerinin yer aldığı, sonunda ise karşılığının sayıya dönüştüğü tek veya birden fazla sayfadan oluşan bu kağıt parçası/larına “fiyat teklifi” denir. Ve siz pek sayın hizmet talep edenler bilin ki, iletişim ajanslarının iş başlıkları birer elma, armut değildirler. Yani nasıl ki “Chicken Alfredo” aldığınızda “chicken”i çıkarırsanız fiyat değişmez, işte ajans hizmetleri de öyledir. Bizler vereceğimiz hizmetin kalitesinin düşmesini istemeyiz. Ve bu sebeptendir ki, fiyat düşse de bizim hizmete verdiğimiz önem azalmaz. Doğru hedef, net talep ve kesin kurallarla gelen potansiyel iş ortaklarıdır bizdeki çalışma azmini ve kararlılığını yükselten. O yüzden ajanslar size bir indirim yapınca sizin ayağınız bize alışmasın. Siz net ve emin gelin ki, kalbimiz size bağlansın. Biliyorum pazarlık adettendir, haklısınız. Biz yine pazarlığımızı yapalım ama bütçeyi size uydurmak için değil, sizinle çalışmayı gönülden arzuladığımız için.

Eti senin kemiği benim! #veli

Bir şeyler yaptık ve ayaklar alıştı.. Peki ya sonra? Ajansın markayı tanıma ve markaya adaptasyon sürecinde siz ne yapacaksınız? Süreci beraber mi yöneteceksiniz yoksa geçmiş zamanların ilk okul günleri gibi etini bize bırakıp kemiğini kendinize mi saklayacaksınız? Süreci beraber yönetenleri bir kenara bırakıp et-kemik ikilisinden ilerleyeceğim. Öncelikle bilin ki, süreci tamamen ajansa bırakıp şapkasından tavşan/lar çıkarmayı beklemek kötü sonun başlangıcını hazırlayacaktır. Neden mi? Çünkü yeteri kadar iyi bir şekilde yönlendirmediğiniz ajans eğer şansı ve sizden bağımsız yeterli kaynağı varsa bir nebze sorunsuz ilerleyecektir fakat bunlara sahip olamayan ajanslar deneme yanılma yöntemine başvuracaklardır. Bir de bunun üstüne iyi işlemeyen bir marka ile kol kola ilerliyorsa ajans işte o zaman çatlak sesler önce yanlış örnekleri sonra ise ayrılığı getirecektir.

Bak Ayşe’nin oğlu neler yapmış? #kötüörnek

Pazarlık yapıldı, marka ajansa şuursuzca emanet edildi ve ayrılığa az bir süre kaldı. Ama ayrılıktan önce bir adım daha var. Burada olmuşu var biz de öyle yapsak denilerek iletilen sorular; “Bak x markası bizimle aynı işi yapmasına rağmen neler yapmış? Biraz onlardan da örnekler mi alsak?”. Bu sorulara cevap çok net: Hayır!!. Çünkü biz sizi ve bulunduğunuz durumu tam olarak bilmiyoruz. Bunu anlamamız ve değerlendirmemiz için bize gerekli dokümanları sunmadınız. Ya da sunmak istediniz ama hiç gayret etmediniz. Lütfen dikkatlice okuyun! İletişim hizmetleri; markayı, pazarı, rakipleri, güncel durumları bilerek ve takip ederek oluşturulan stratejileri doğru bir şekilde uygulayarak başarılı olur. Emsaller bir fikir katabilir ama kopyala/yapıştır işler sadece deneme yanılma sürecidir. Öncelikle kendimizi iyi tanıyalım ve bu işe ortak olanlara iyi tanıtalım.

Sorun sende değil, bende! #klişe

Pazarlık yapıldı, marka ajansa şuursuzca emanet edildi, rakip örnekleri sunuldu.. Ama ne olduysa hedefsiz hedefe bir türlü ulaşılamadı. Peki ya şimdi ne yapmalı? Hata kimdeydi de bu iş istenildiği şekilde olmadı? Hiç biri için net bir cevap bulunamıyor. Bulunamadıkça marka adına maddi zarar, ajans içinse büyük bir zaman kaybı oluşuyor. Peki nasıl ayrılmalı? Cevabı çok basit..
– Sorun sende değil, bende!
– Biz bu iş için hazır değilmişiz.
– Belki ilerde tekrar yollarımız kesişir ve yeni bir iş ortaklığı yaparız.
Her suyu çıkmış ilişkide olduğu gibi bu sefer de adı aşk değil iş olan bu ilişkinin sonu geldi.

Sonuç olarak.. #tavsiye

Lütfen bilinçli tüketici olun! Planlarınızı önceden hazırlayıp ne istediğinizi bilerek kapıdan girin veya ajanslara sıcak bir çay ikram edin. Fiyata değil talebinizin karşılığına odaklanın. Ve lütfen her şeyden önce net ve dürüst olun. Gerisi mi? Gerisi kısmet..

S/empatik marka #bonus

İş ortaklığı aşamasında, esnasında ve sonrasında, ajanslarla empati kurun. Göreceksiniz ki yaptığı işi anlayan ve ne yapılması gerektiğini net bir şekilde bilen markalar, ajanslarda daha çok kredi ve sempati barındırmaktadır. İletişim hizmeti alırken unutmayın ki ajanslar sizin uzman olduğunuz işi anlayıp, aynı düşünce yapısını kendi bilgisi ile harmanlayıp bir ürün haline getirmeye çalışmaktadır. Siz de bu süre boyunca ajansların yaptığı işi anlamaya çalışıp en azından empati kurarak gerekli saygıyı gösterin. Empati sizden olursa, sempati bizden size armağan!

Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için! #bonus

Bütün yazı boyunca markalara yüklendim de yüklendim. Peki ya biz? Biz diyorum çünkü her birimiz koca bir sektörün birer önemli parçasıyız. Her ne yapıyorsak önce kendimize sonra da sektörümüze yapıyoruz. Fakat üzülerek söylüyorum ki, gelen birçok marka bir yerinden bir ajans tarafından yaralanmış olarak geliyor. Gözlerinin içi “sen de yapmazsın değil mi?” der gibi her defasında. Bu değerli işi yapan her meslektaşımdan sabırlı, ahlaklı, net, dürüst olmasını ve uzun vadeli düşünmesini rica ediyorum. Bugün bir markaya bir çoğumuz hizmet verebiliriz. Hatta her gün rekabet içinde olup birbirimizi bile kızdırabiliriz. Ama haklı veya haksız sebeplerle markalarda bıraktığımız kötü izler her birimizin üstünde leke olarak kalıyor. Siz zaten biliyordunuz da ben bir kere daha hatırlatmış olayım. Hepinize sevgiler!